Bir Zamanlar Emirdağ Hatunlarının Selamlaşmaları

Köşe Yazıları / Rabia Barış

Bir Zamanlar Emirdağ Hatunlarının Selamlaşmaları

— Sabahı şeriflerin hayır olsun Duduş Bacı.
— Hoş geldin, safalar getirdin senin de hayır olsun Kezi bacı.
— Napıyon eyimisin?
— Çok şükür Allah’ın dününe, bugününe eyiyim, kendi kendimi avutuyom işte. Ömrümün son gününde, son demlerindeyim. Aha böyle duluk diplerinde oyalana, böcelene vakıt geçiriyom napıyım. Gün hayır akıbet hayır, gel bakalım gadın Kezi bacı gel.
***
— Ne dutuyon gomşuuuu?
— Ne dutuyum gomşu; bir amanım yerde, bir amanım göğde. eve, dama sığmıyo su gopasıca dizlerim sabaha gadar ağrıyo. Eşgişeher’de eyi bi tokdur var diyolar. Bi inne vurur  ağrıyı, sızıyı kesermiş. Met ede met ede bitiremiyolar. Emirdağ’ın alt başında, üst başında o annatılıyo pek eyiymiş. Benim oğlan ana seni de bi götürek bari o Tokdura dedi. Aman oğlum, gurban oluyum dillerine dedim. Sabaha gadar sızıdan yatamıyom. Kim bilir belki bir faydası olur gomşu. Bu sebeble Eşgişeher’e gediyok Hakkını halal et. “Getmek var gelmemek var, ölmek var dönmemek var”
— Vaa halal olsun gomşu, ne hakkımız var sende Allah aşkına. Yeter ki sen  eyileşte gel. Böyükler derdi veren Allah dermanı da verir derler. Hele bi gete  gel bakalım, gün doğmadan neler doğar gomşu.
— Sabahı şerifin hayır olsun Menevşe Ebe.
— Seninki de hayır olsun gadın gızım.
— Bu gün bir ürüya gördüm de sana yoyduruyum deyi geldim.
— Hayırlar olsun, Yusuflar yoysun gadın gızım, de hele bakıyım ne gördün.
— Hayırın garşı gelsin gadın Menevşe ebem. Sen de olmasan ne yaparık bilmem. Ürüyamızı yoyarsın, falımıza bakarsın, derdimizi gadamızı alırsın, Allah senden ırazı olsun kadın Menevşe Ebem. Toprak deyi avuçladığın altın olsun.
— Senin de gadın gızım, senin de. Asıl siz olmasanız ben ne yaparım. Dünya böyle gurulmuş sen bana ben sana. Haydi bakalım başın selamet olsun.
***
— Nöğörüyon fistannı?
— Nöğörüyüm Eşe Gelin, şu kötüğız heç durmuyo yatırıp yatırıp galdırıyom, bidene durmuyo gız Gelin,  Canıma, iliğime yetti.
— Anası nerde kötüğızın, fistannı?
— Nerde olacak fırına getti birazdan gelir, gedeli de epeyce oldu, ya geldi ya geliyo. Gel sen otur bakalım, fırına getti ısıcak ekmeğinen gelir şimdi. Otur da ısıcak ısıcak  haşeşli pide yiyelim. Yanına bir de çay demliyelim. Şuradan Suna gelini de çağıralım, aha şu duluktan ünneyiver: hem yer içer, hem de ileriden geriden laflanırık.
***
— Golay gelsin Güllü Aba,
— Gel hele, gel Zere Gelin. Golayısa başına gelsin, gelsinde sen de gör hele. Bir ileğen hamur yoğurdum, içinden çıkamadım. Aldım iteğenin arasına ayağımla depikledim anca oldu. Hamur birez dinnensin de başlayalım yukaları açmaya. Bili
— Yon günner gısa akşama gadar anca olur.
— Hadikgız da gelsin üç tahtaya açarız,
— Kim evirecek Güllü aba?
— Güllizar garı evirecek onun bişirdiği ekmek altı ay bir sene küflenmiyo, avrat yukaları pek gözel bişiriyo.  Ben hep onu çağırırım, gelmem demez eli golu ağrımasın.
***
— Berketli olsun Ümmü Ebe.
— Sağol guzum, Halil İbraam bereketi üstüne olsun. Yorulmuşsun Ümmü Ebe, yorulmammı gadın gızım yerimden kalkalı bulgur gaynadıyom, yalnızlık pek zor, şurada bi gazan bulgur galdı. O da gaynadımı bitiyo gayrı. Darısı sizin başınıza Hava gızım.
— Bizde gaynatacağız Ümmü Ebe. Ben de size gazana geldim. Al guzum,al  istersen ikisini de  götür, gazanın lafımı olur. Ne hacet ilazım olursa gel götür, heç çekinme. “gomşu gomşunun külüne muhtaç” derler bilmez misin. Bu gün sana, yarın bana.
***
— Günün hayırlı olsun Iraz Bacı.
— Sağol Gürcü Gadın, hoş geldin gel bakalım otur şöyle, nerelerden estin, hangi yeller   attı seni buralara. Şöyle bi dolaşıp, Iraz Bacının halını hatırını soruyum  dedim.
— Eyi etmişsin benim de seni pek göresim geldiydi Gürcü Gadın. Ne var ne yok, de hele bakıyım. Heybende, torbanda ne varsa boşalt. “Yediğin içtiğin senin olsun, duyup işittiğin bizim”. Duydun mu bilmem, Iraz bacı Gınalı Sacide’nin Garağız gocuya gaçmış.
— Deme Gürcü Gadın, avrat zaten hastaydı temelli yıkılacak, yataktan gakamaz gayrı. Desene bundan böyle babasının başı yerde gezecek.
— Ne biliyim Iraz Bacı, gaçmak ondan adet değil ya, zaman geçer unutulur, senden benden datlı olurlar. Çektiğin gaygıyla galırsın. Boş ver bin gaygı bir dert götürmez. Allah sabırlar versin ne diyelim. Ocağımızdan bucağımızdan uzak olsun.
***
— Napıyon  Ismaan Aba?
— Ne yapıyım gadın gızım, yarı hasta, yarı takıl yaşayıp gidiyom işte. Gözüm yolda, göğnüm darda, aha şurayı bekleyip durmaktayım. Gelenim yok gedenim yok, gurbetlik pek zorumuş gadın gızım. Nereden çıktı zalım gavur bilmem ki, bütün çocuklarımı elimden aldı götürdü. Ünnesem ünüm getmiyo, uzatsam elim yetmiyo. Gara guşun yavrusunu beklediği gibi, akşama gadar bekliyom bu duluğun dibini. Bekle gelsin yedinci ay. Offff of….
***
— Akşamı şerifin hayır olsun Nazlı Gelin.
— Seninde hayırlı olsun Cennet dayaza.
— Napıyon gınalı gızım, eyi misin?
— Hamdolsun Cennet dayaza, eyi olmasına eyiyim de, şu hayırsız herifin garemeti olmasa. Günüm var dirliğim yok ah dayazam ah. Şu çocukların haline bak gazandığını gumara veriyo kör olasıca herif. Onun gapısında bir gün durmam emme aha şu çocuklar boynumu büküyolar, ganayak yavrular, arada galmasınlar deyi çekiyom bu çileyi beyle. Her gün dayak her gün yokluk, daraldıkça daraldım gadın dayazam.
—  Sabret Nazlı gelin sabret, öfkeyle oturan zararla kakar bilmezmisin, Sadık eyi oğlandır, sen duanı eksik etme  üstünden, oda gurtulur bir gün bu illetten. O zaman gecen de gündüzün de hayır olur inşallah, Nazlı gelin. E le doğan gün sana da doğar bir gün sabır gızım sabır…
***
— Duydun mu garı duydun mu?
— Neyi duydum mu Döne garı. Gadife keselinin Gülbahar düğün günü gaçmış.
— Neriye gaçmış gız garı?
— Kör Irayıf’ın Zalif’e gaçmış.
— Deme.
— Desem ne demesem ne, akşamdan beri gözüme bir yudum uyku girmedi. Garip dayım ne yapsın şimdi. Başlık parasını nasıl ödesin geriye. El içine nasıl çıksın gayrı. Bir ahmalığından gedesice pöcüklüğız, nerdeymiş şimdiyeğadar. Zamanında yapsaymış ya yapacağını. Ele güne teşir etti bizi.
— Öyle deme Döne garı. “Gelin ata bindi gör kimin gapısına indi” Allah’ın yazısı bozulmaz derler bilmezmisin. Hele sakin ol biraz,geçer bu günler geçer…
***
Emirdağ’ın Yeni Gacerli mahallesi  hatunları, birbirlerini gördüklerinde, belki de her gün görüştüklerinden dolayı böyle başlarlardı konuşmaya. Bu tür konuşmalar, benim çocukluğumda gözlemlediğim selamlaşma örnekleridir.
Günümüzde her şey değişti. Daha güzel selamlaşmalar öğrendik. Şimdiki nesil örneklerdeki selamlaşmaları bilmezler. Kuşaktan kuşağa çok şey değişti. Kaybolan pek çok adetlerimiz gibi bu tür selamlaşmalarda geçmişte kaldı. O güzel insanların  çoğu bu dünyayı çoktan terk ettiler. Hala yaşıyor olanlar ise bu tür hallaşmayı çok iyi bilirler. Ölenlere rahmet, yaşayanlara selametler diliyorum. Sevgilerimle…

Rabia Barış

  • Güncelleme: 16.10.2009 10:30
  • Okunma: 1979

Yorumlar (4)Yorum Yap

  • SİBEL

    bence bi arada emirdalı kadınların beddularını yazın onlar da çok güzel.misalen:ciğerini ye ilaam:)

  • Haci Halil Yigit

    Rabia hanim sizi kutluyorum,guzel bir nostalji olmus,gecmisi yaddd ettik sayenizde tesekkurler...

  • sessiz kral

    amanini pek gözel olmuşş :-)

  • Prof Dr Muhsin KONUK

    Eline, diline ve zihnine sağlık Amca Kızı. Taaa Çocukuluk günlerime gittim. Hey gidi günler...
    Saygı ve selamlarımla...