Öne Çıkanlar bu hafta

CHP'li Doğdu, AK Partili Oldu

Haberler / Özel Haber

CHP'li Doğdu, AK Partili Oldu

Emirdağ Belediye Başkanı Cengiz Pala, kendisi, ailesi ve Emirdağ ile ilgili tüm bildiklerini samimiyetle Afyonkarahisar Odak Gazetesi’nin Pazar Kahvaltıları’nda anlattı. Mehmet Emin Güzbey, Ömer Mazi, Ertuğrul Sevim ve Emre Çınar sordu, Pala cevapladı. İşte Cengiz Pala ve anlattıkları:

Sizi Bankacı olarak biliyoruz ama siz aslında öğretmen olacaktınız. Öğretmen okuluna giderken nasıl bankacı oldunuz?

C. Pala: Evet ben aslında öğretmen olmak istiyordum. Olacaktım da. Zaten o nedenle İstanbul Çapa Yüksek Öğretmen Okulu’na gidiyordum. Ben ve arkadaşlarım öğretmen olmayı beklerken ilk kez o zaman farklı bir uygulamaya geçildi. Öğretmen Okulları Öğretmen liselerine çevrildi. Bu nedenle bizim öğretmenlik hakkımız elimizden alındı. Biz de buna kızarak farklı bir alana yöneldik ve bankacı olmaya karar verdim.

Bankacılık hayatınız nerede başladı ne kadar devam etti?

C. Pala: Benim hayatımın dönüm noktası diyebileceğim bir zaman o yıllar. Öğretmenlik hakkımız elimizden alınınca bankacı olmaya karar verdik ve Vakıflar Bankası’nda göreve başladım. 1977 yılıydı. Başladım ve tam 27 yıl bankacı olarak Emirdağ’a hizmet ettim. Benim bankacılık hayatımın tamamı Emirdağ’da geçti. Bankanın çeşitli kademelerinde görev aldım. Ben Emirdağ dışında başka yerde çalışamam. Emirdağ dışına çıkmış olsam bugün Vakıflar Bankası’nın çok farklı yerlerinde olurdum. Tercih meselesi. Benim ailemin birçoğu Belçika’da ben gitmedim. Daha doğrusu amcam bana, sen bankacı olacaksın ve ana babana bakıcılık yapacaksın dedi. Ben de öyle yaptım. 27 yılın tamamı Emirdağ’da geçti. 2003 yılında emekli oldum. İlk başkanlık teklifi 2005’de yapıldı.Belediye Başkanlığı teklifi almanız bu nedenden mi oldu?C. Pala: Olmuştur. Ben emekli olduktan sonra Emirdağ’ın konumu nedeniyle seyahat acentesi açtık. Bir aile şirketi. Biz aslında oyalanmak için o işe girmiştik. Ama başta Belçika ağırlıklı olmak üzere uçak biletleri, yurtiçi ve yurtdışı turları yaparken iş bir anda bizim beklediğimizin üzerinde bir hal aldı. Biz her zaman iddialı ve çalışkan bir aileden geliyoruz. Turizmde çok başarılı olmaya başladık. Biz kendi işimizle uğraşırken 2009’da bize Belediye Başkanlık teklifi geldi. İnanın ben ailemi ikna etmekte onların gönlünü kazanmakta bir hayli zorlandım. Ancak arada bir kopukluk oldu ve aylarca benim belediye başkanlığım konusu bir daha açılmadı. Ben de ailem de unutmaya başlamıştık. 18 Ocak 2009 tarihine kadar aday değildim. Her şey o tarihten sonra netleşti. Tabi ki 27 yıl bankacılık yapan biri Emirdağ gibi bir yerde herkes tarafından bilinen biri haline gelir. Onun üzerine 8 yıl da turizm acentesi ile yine insanlarla iç içe olunca gözler bana dönmüş olmalı.Peki adaylık süreci nasıl oldu, kim teklif etti, ailenizin tepkisi nasıl oldu?C. Pala: Emirdağ biliyorsunuz genelde Sol partilerin ağırlıkta olduğu bir ilçe. Benden önce CHP’ye karşı 4-5 sağ parti birleşerek seçim almışlar. Ancak bu iktidar partisini tatmin ediyor mu? Sanmıyorum. Önceki başkan MHP kökenli. Ancak meclis üyelikleri DYP’den 2 kişi, ANAP’tan 2 kişi, MHP’den 2 kişi, AK Parti’den 2 kişi gibi bir ittifak olmuş. Böylelikle Emirdağ’da CHP’nin ve solun saltanatına son verilmiş. AK Parti gibi iddialı ve iktidar olan bir parti böyle devam edemez anlayışı ile sanırım bana teklif yapıldı.Böyle bir ittifak ilk kez Emirdağ’da yapılmış olmalı. Başka bir örneğine de rastlamadım?C. Pala: Evet böyle bir ittifaka çok az rastlarsınız. Ancak Emirdağ’da solun önünü kesmenin başka bir yolu yoktu. Ama şunu söylemeliyim, AK Parti bu ittifakın içinde yer almasına rağmen sıcak bakmamıştır. Onun için ilk seçimlerde kendi adayı ile yola devam etme kararı aldı. Bunun bir sebebi de Emirdağ olarak ferdi hareket etmeyi severiz yapımızda vardır bu. Emirdağ’da sol ağırlıklı derken, bu solun çok güçlü olduğu anlaşılmasın. Solun başarılı olmasının nedeni Emirdağ’da sağ çok fazla parçalanmış. AK Parti, MHP, ANAP, DYP, SP, BBP gibi. Bu kadar çok parçalanma arasından sol sıyrılarak öne çıkmış. Yoksa Emirdağ’ın genel yapısı solcu diyemeyiz.Peki Başkan adaylığınıza Pala ailesi nasıl baktı, onların tepkisi ne oldu? Onlarla konuştunuz mu, izin aldınız mı?C. Pala: Elbette ailemle bu konuyu enine boyuna konuştum. Onların izni olmadan böyle bir yola çıkılmaz. Aslında bu işin başka bir boyutu var. 2009’dan önce 2004 seçimlerinde de bana böyle bir teklif vardı. Fakat benim ailemi ikna etmem hiç mümkün değildi. Benim gönlümden geçiyordu ama ailem istemiyordu. Nedeni ise şimdi doktor olan oğlum Veli Görkem daha çocuktu. Ben hatırlamıyorum ama bir gün bir pastanede oturuyormuşuz. Ve ben şöyle bir laf etmişim, “Ya oğlum bak bu Emirdağ çok şey kaybediyor. Emirdağ’a çalışmaktan yılmayan, sorumluluğunu bilen, yorulmayan biri lazım. Bu göreve de ben talibim. Hatta meclis üyem de şu diye isim vermişim. Ama ben bunları hatırlamıyorum Oğlum Veli Görkem bana hatırlattı. Ancak aile büyüklerimi ikna edemedim. Ailem de karşı çıkıyordu.Baba sen köşene çekil artık biz sana bakalım. Neden karşı çıkıyorlardı? Özel bir sebebi var mı?C. Pala: Ailemin karşı çıkmasının nedeni yıllarca çalıştın yeter artık dinlen köşene çekil diyorlardı. Hakikaten benim bankacılık hayatım çak başarılı geçti, turizm hayatım da çok başarılıydı. Ben çalışmayı severim, bir kenara çekilecek, dinlenecek, yatacak bir adam değilim. Ama ailem ve çocuklarım ısrarla yeter artık diyorlardı. Başkaları sana hizmet etsin sen işimizin başında otur, gazetelerini oku hafta sonları pikniğe git. Artık bizim başımızda dur diyorlardı.Cengiz Pala’nın siyaset olayı 2009’da başlamadı herhalde. Daha öncesi var mı?C. Pala: Evet var tabiî ki. Benim siyasetle tanışıklığım öğrencilik yıllarına dayanır. Ben MHP kökenliyim ve Ocak’tan geliyorum. Ocak kültürü almış biriyim. Ocak yönetimlerinde yer aldım ve Ocak Başkanlığı yaptım. Benim sülalemin tamamı Cumhuriyet Halk Parti’lidir. Fakat nasıl olduysa abim ve ben farklı bir yol izledik. Benim babam, dedelerim, amcalarım hepsi CHP’li. Başka bir şey söyleyeyim. 2009 seçimlerinde benim karşıma CHP’den aday olarak öz amcamın oğlu aday oldu. İki amca çocukları başkanlık yarışına girdik. İşte demokrasi ve özgürlüğün ne kadar güzel bir örneği.CHP'li Doğdu, AK Partili Oldu - Emirdag.gen.trNasıl oldu da CHP’li bir ailenin içinden farklı hatta zıt bir siyasi görüş ortaya çıktı?C. Pala: Ben çok okuyan biriyim, okuyan ve araştıran bir kişiyim. Bir de bizim Türk milletinde şovmen bir yanımız vardır. ‘Vatan Millet Sakarya’ olayını çok seviyoruz. Ben de Ocak olayı böyle başladı. Milliyetçilik ruhu Türk milletinin hepsinde var. Bakın AK Parti’de de bu var. AK Parti, Milliyetçi, muhafazakar, demokrattır. Türkiye milliyetçisi ile Türk milliyetçiliğini ayırmamız lazım. Herkesin hayal ettiği şeylerin birçoğunu AK Parti gerçekleştirdi ve gerçekleştiriyor. Şöyle düşünün Devlet babadır, halk da devletin çocuklarıdır. Eğer Devlet çocuklarına zulüm etmeye başlamışsa, Devlet faili meçhul cinayetler yapmaya başladıysa artık bunlara bir dur denilmesi gerekiyordu. Son yıllarda bunlara dur denildi. Ben 1974’lü yıllarda öğrenciydim. Biz her şeyi gördük ve yaşadık.Neler yaşadınız 1974’lü yıllarda?C. Pala: Bu ülke çok acılar yaşadı. Bu ülke kendi evlatlarını harcadı. Artık yeter. Ben 1974’lü yıllarda İstanbul’da öğrenciyim. O zaman yaşananları unutmak mümkün değildi. O yıllarda memleketime izine gelirdim. Emirdağ halkı dışarıda okuyana gıpta ile bakar. Emirdağ’da bir kahvemiz var. Benim hiç kahve hayatım olmadı. Hiç oyun bilmem mesela. Öğrenciyiz memlekete geldik herkesin gittiği bir kahveye gittik 12 Eylül döneminden bahsediyorum. Oturuyoruz, bir manga asker geliyor. Daha hiç sorgu sual yok kimlik kontrolü yapıyorlar. Oturuyoruz ve sohbet ediyoruz, dipçiklerle iterek vurarak kimlik kontrolü yapıyorlar. Devlet anlayışı böyle olmaz. Anadolu insanı devleti hep baba olarak görmüştür. Devlet baba, baba evladına işkence yapar mı? yaptılar hep yıllarca. Devlet kim? Söyleyin bana Allah aşkına. Yıllarca kolluk gücü devleti öcü gibi gösterdi, korku saldı insanların kalbine. Devlet demek korku demek haline gelmişti. Korku Devleti haline gelmiştik. Oysa biz ne diyoruz Devlet baba’dır. Halkın iktidar ettiği insanlar halkı yönetmiyordu. Ordu’da Fatsa’da insanlar halk mahkemeleri kuruyordu. İnsanları halk mahkemeleri yargılıyordu. Çok şükür bunları atlattık. Ama atlatırken ülkemiz ve halkımız ne kadar acılar çekti. Maddi manevi onlara bakmak lazım.Öğrencilik yıllarınızda elinize silah aldınız mı? Salih Sel Başkan’ın eline yurt baskını sırasında tabancayı vermişler. Sizde böyle bir olay var mı?C. Pala: Durun Allah aşkına yok öyle bir şey. O zamanları tamam yaşadık ama biz daha çocuktuk. Sadece ağabeylerimizin yanında gidip geliyorduk. Öyle tabanca falan olayı olmadı. Ben o günlerin bir daha yaşanmasını istemiyorum. Unutulması gereken bir dönemdi. Türkiye’de azınlık ve etnik gurupların yaşadığını unuttuk. Devlet kendi vatandaşını ezmeye başlamış. O zamanki siyasi konjonktüre bakacak olursak hepimiz ne istemişiz? Şahsen ben fikrimi söyleyeyim, Türklük haricinde bir şey düşünmemişiz. Fakat bu ülke kurulduğu günden beri sadece Türklerin yaşamadığını, bu ülkede azınlıklarında yaşadığını, bu ülkede farklı etnik guruplarında yaşadığını ve bunların hepsinin aslında Türkiye olduğunu anlayamamışız. Bu sadece bizim görüşümüzdekiler için geçerli bir durum değil. O dönemde siyaset yapan ve o dönemi yaşayan herkes için geçerli. Solcunun da amacı bağımsız ve kalkınmış bir Türkiye idi, sağcının da amacı kalkınmış ve özgür bir Türkiye içindi. Tek fark bakış açıları farklı. Yıllarca bu ülke kendi gençlerinin yok edilmesini izledi.O dönemlerde taraf olmazsan yaşama şansın yoktuİstanbul Çapa Yüksek Öğretmen Okulu’nda okurken Afyon Talebe Yurdu’nda kalıyoruz. Karadeniz Öğrenci Yurdu’ndan arkadaşlar gelir kalkın diye bir anons yapılır. Kalkarız ne olduğunu anlamaya çalışırız. Falan yurdu basmaya gidiyoruz hadi hurra. Yahu neyi basıyorsun, kimi basıyorsun, neyle basıyorsun. Hiç birini bilmiyoruz. Daha çocuğuz. Büyüklerimiz hadi diyor biz de onlara katılmak zorunda kalıyoruz. Biz o dönemlerde bir taraf olmak zorundaydık. Taraf olmazsan yaşama şansın yok. Ülkede şehirler, mahalleler, kahveler ayrılmış, kimse kimsenin mahallesine giremez, girerse de sağ çıkamaz. Bu ülke böyle zamanlar yaşadı. Allah bu ülkeye ve bu topluma bir daha böyle acılar yaşatmasın. Biz çektik çocuklarımız torunlarımız çekmesi. > Odak Gazetesi

  • Okunma: 1996

Yorumlar (2)Yorum Yap

  • özemirdağlı

    amca oğlu mehmet pala nın dugununde chp mılletvekılıne hızmet edıp leylımley sarkısı caldıran sanırsam cengız palaydı.oynadımı oynamadını bılmıyorum. duğun kasetlerınde var sanırsam...
    mhp nın tasıyıcılar koopratıfının petrolundede toplantısınde var sanırsam cengız pala
    akpnın kurucularındanmı onu bılemem kendısıne sorun bence

  • sevim

    cengiz sağlam her şeye yakışır.emirdağ için çalışır.