Öne Çıkanlar bu hafta

Emirdağ Kökenli Belçikalı Balkabağı!

Haberler / Medya

Emirdağ Kökenli Belçikalı Balkabağı!

Hakiki Kabakçı mahlası ile genellikle Belçikalı Türkleri ve Emirdağlıları yeren başarılı taşlamalar yazan arkadaşımız Mesut Kocabaş’ın üçüncü kitabı “Kabak Tadı”nın tanıtım ve imza günündeyiz.

Topakev Medya Kültür ve Folklor Derneği yöneticisi Şükrü Sağlam ‘Mercimekli bükme’ ve “kabak tatlısı” getiriyor. Yanında da demli bir Türk çayı. “Çekirdekleri Emirdağ’ın Elhan köyünden getirtilip, Belçikalı bir çiftçi tarafından Brüksel’de yetiştirilen Bal Kabağı’ndan yapıldı bu kabak tatlısı” deyince espri yaptığını düşünüyorum. Açıklamaya başlıyor. Mehmet Çelik diye bir arkadaş getiriyor çekirdekleri. Belçikalıya ektiriyor, büyüyen balkabaklarını da arabasının bagajına koyup Belçika’daki Türklere satıyor. Hatta Chaussée de Haecht’taki Türk lokantalarındaki kabak tatlıları da bu balkabaklarından diyor.
Etkinlikte “Belçika’da kişi başına 2 sertifika düşüyor” diye dalga geçtiğim için mi bilmem, Hakiki Kabakçı’ya sertifika yerine “Emirdağ kökenli Belçikalı bir balkabağı” veriliyor. “Belçikalıyla görüşüp hemen yazmalıyım diyorum” 4 ay önce. Yıllardır otomobillerinin bagajında memleketten balkabağı getirerek kabak tatlısı yapan Emirdağlılar soruna pratik bir çözüm bulmuş. Ama beni daha çok çekirdekleri Emirdağ’dan gelen balkabağı ile Belçikalı Türklerin benzerliği ilgilendiriyor.
Brüksel’de Emirdağ denince akla gelen ilk isim olan Metin Edeer ile yolumuz geleneksel Emirdağ mutfağının Brüksel temsilcisi Yörük Çadırı’nda kahvaltıda kesişiyor. Edeer Brüksel’in ilk Türk pidecisi olan Metin Pide’nin sahibi. Oymaç’ın “yufka içine konan terayağı ve yumurta ile kızartılmış yufka” olduğunu anlatırken, araya girip soruyorum: “Çekirdekleri Emirdağ’ın Elhan köyünden gelen ve Belçika’da yetiştirilen balkabağından sen de kabak tatlısı yapıyor musun?” İlk kez duyduğu belli. Espri yaptığımı sanıyor. Masadakilerden bir iki kişi “Mehmet getiriyor, Belçikalı yetiştiriyor” diye araya girince ciddiye alıyor. “Emirdağ’da kabak tatlısı ve Elhan köyünün balkabağı meşhur mu?” diye merakla soruyorum. “Kabak tatlısı sabun kalıbı gibi olacak, kenarında pölük pörçük olmayacak. Ham maddeyi işlemek önemli. İyi işlem olmazsa ham madde bir şeye yaramaz, heder olur. Türkiye’de en iyi kaliteli balkabağı Bilecik Osmaneli’nde yetişir. Emirdağ’da güzel kabak tatlısı yapan yok. Afyon’da var.”

Türkiye’den çekirdek...
Soluğu Emirdağ kökenli Belçikalı balkabağını yetiştiren Roland Kempeneers’in evinde alıyorum. 30 yıl Sabena’da çalıştıktan sonra emekli olan ve artık ilginç hobilerle uğraşan 67 yaşındaki Roland sanki beni bekliyormuş gibi kapıda. Neşeli ve sempatik biri. Esprili de.
Bahçesinde yetiştirdiği, “çekirdekleri Türkiye’den getirilen balkabağından” satın almak istediğimi, söylüyorum. Mevsimi olmadığını, eylül ayında diğer Belçika balkabakları ile birlikte evinin önünde sergileyip sattığını, belirtiyor. “Türkiye balkabağı çorba için iyi değil. Biz Belçikalılar balkabağından çorba yapıyoruz. Siz tatlı yapıyorsunuz. Kabak tatlınızı tattım ama bizim için fazla şekerli” diye devam ediyor.

5-6 yıl önce Ronald evinin önünde balkabaklarını sergilerken Mehmet Çelik’in geldiğini, “bu balkabakları iyi değil, Türk balkabağı daha iyi” dediğini daha sonra da kendisine Türkiye’den çekirdek getirdiğini anlatıyor. Emirdağ kökenli Belçikalı balkabağının öyküsü böyle başlamış. Nisan ortasında ekiliyor çekirdekler, eylülde kocaman balkabağı oluyor.
“Tanesini 3-5 Avro’ya satıyorum Mehmet’e. Siz Türkler çok pazarlık yapıyorsunuz. Ama artık ben de öğrendim” diyor Ronald. Bilgisayarından çeşit çeşit balkabakları gösteriyor. Türk komşuları ve Türkiye’ye tatile giden Belçikalı arkadaşları da çekirdek getiriyormuş Ronald’a.
Belçikalıların bizim Emirdağ kökenli balkabaklarına ilgi gösterip göstermediklerini soruyorum. Bana yeni fotoğraflar gösteriyor ve değerli bir süs eşyasını anlatır gibi bizim balkabağının kıvrımlarını övüyor. “Belçikalılar dekorasyon olarak alıyor” diyor. Belçikalılar “çikolatalı kabak tatlısı” yapsın demeyi geçiriyorum içimden. Sonra fikrimi Türk lokantalarına saklıyorum. İlk kez bir yazı yazarken ağzım sulandı. Yarın ilk işim Chaussée de Haecht’a gidip, Emirdağ kökenli Belçikalı balkabağından yapılma tahinli ve cevizli kabak tatlısı yemek olacak! >Erdinç Utku-Cumhuriyet Gazetesi

  • Okunma: 546

Yorumlar (0)Yorum Yap