Kimi İner, Kimi Biner

Köşe Yazıları / Obalardan Odalara

Kimi İner, Kimi Biner

www.emirdag.gen.tr'de Fakı Edeer'in Obalardan Odalara kitabından alınmış Emirdağ'dan yaşanmışhikayeler yayınlanmaya devam ediyor. Bu haftaki hikayede, Hurşut Ağa'nınzenginlikten fakirliğe, fakir Ahmet'in de zenginliğe uzanan yolunuokuyabilirsiniz:Emirdağ’ınbir köyüne başka bir köyden altı çocuklu bir aile toprak almak içinyerleşir.Çok fakir olan ailenin reisi işi gücü olmadığı için üzgün birvaziyette, emanet tuttuğu evi duvarına yaslanarak oturup iki elini kafasınadayayıp, yabancı olduğu köyde çocuklarının karnını nasıl doyuracağınıdüşünürken, o köyün arabacısı yorgun atlarının gemlerinden asılarak durdurur.Tam denginde duran atların ayaklarından başına kadar bakar,arabanın üstündeağzında yarı yanmış sigarasının külünü eline alıp “Selamünaleyküm arkadaş” der.“VeAleykümselam ““Yenimi geldin ?”“Evet…”“Sende mi toprak almaya geldin?”“Alabilirsek,ya nasip…”“İnşallahalırsın.”“Bilmemarkadaş, köyün huyunu suyunu bilmiyoruz, yardımcı olurlar mı bilmiyorum; eldeyok, avuçta yok, ne yaparız bilmiyorum?”“Düzelirİnşallah. Allah bunalanı bunda koymaz yiyeceğiniz içeceğiniz var mı bari?”“İkigün idare eder, sen köyün yerlisi misin? “Evetyerlisiyim.”“Banagöre bir iş olursa, haber verirsen sevinirim,altı çocuk da olunca zor…”“Olursahaber veririm,adın ney sahi;“Aliseninki ney?“Ahmet…İyi hoş kal.”diyerek, dingin atlarına kamçısallayıp, “Deh” diyerek yola koyuldu. İstikameti köyün en zengini HurşutAğa’nın eviydi, Hurşut Ağa’ya pazar alış verişini yapmış onu götürmekteydi.Ali’nin yanından ayrılıp Ağa’nın yanına gelesiye kadar Ali’nin halini veçocuklarının perişanlığını düşündü. “Allah yardımcıları olsun…” demektenbaşka yapacağı bir şey yoktu, çünkü kendisi de geçimini zor sağlayan birkimseydi. HurşutAğa’nın, geniş bahçenin tam ortasına yapılmış üstü Marsilya kiremitli eve geniş borda kapıdan girdi. Ağaevin önündeki hayattan arabacı Ali’nin yorgun atlarının kendi evine gelmekteolduğunu seyretmekte idi. Arabacı Ali doğru Ağa’nın yanına vardı selam verdi.Ağa,“Siparişlerin hepsini aldın mı?” dedi.ArabacıAliyi çok seven Ağa, “Sağ olasın Ali Ağa gel çay içelim de eve öyle git,atlara bir torba tak” diyerek buyur etti.ArabacıAli,“Hiçfena olmaz Ağa” diyerek atlarını bir gölgeyeçekerek torbalarını takıp, Ağa’nın yanına oturdu. Çaylar gelip yudumlanırken,Ağa kasabadan havadisler sormaya başladı“Debakalım Ali Ağa yediğin yemekler senin olsun, gördüklerini anlat bakalım.”Ali,Ağa’nın masasında duran kaliteli sigaradan bir tane muhtar çakmağıyla yaktıktansonra “İyilikgüzellik pek önemli bir şey yok.”“VallaAli Ağa sen haber getirmesen kimse getiremez, bizde habersiz kalırız “ ArabacıAlinin aklına köye yeni gelen altı çocuklu Ahmet gelir.“Sahiköye biri gelmiş, altı çocuğu var, adamın sakal dizine inmiş, jilet parası bileyok ,çocuklar perişan, belki aç, onları gördüm, vallahi buraya gelesiye üzüldümAğa.”“Toprakalmak için mi gelmişler?”“Herhalde .”“Ammagelen var köye yirmi hane oldu.”“Olduya! Bizim tapusuz tarlaları elimizden devlet alacak onlara verecek Ali Ağa”“Nebiliyim Ağa’m ben”“Neyseönemli değil kalanı bize yeter, zenginlikte kırk yıl fakirlikte kırk yıl, Allahkimini indirir kimini bindirir.”“VallahiAğa Allah hep beni indiriyor, hiç bindirmiyor”Ağaarabacı Ali’nin bu sözlerine yüksek sesle kahkahalarla güler der ki.“AliAğa herkes zengin olacak da dağdaki koyunları kim güdecek, bizim köyünarabacısı kim olacak, de mi?” “DoğrusunAğa o zaman kimse çalışmaz de mi?”“Tabiçalışmaz, sen şimdi eve giderken iki çuval un yükle arabaya, yengen birazbulgur falan versin, yeni gelen o altı çocuklu aileye bir zahmet veriver. Belkiçocuklar açtır Ali Ağa.”“Helalolsun Ağa sana… Sen olmasan bizim köyde fakirler acından ölür vallahi”“Neyapalım ,elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz.”ArabacıAli çayını içtikten sonra, unu, bulguru, yağı alır; doğru altı çocuklu Ahmet’inevine varır.Ahmet Ali’yi karşılar,“BunlarıHurşut Ağa yolladı, iş olursa da seni çağıracak tamam mı?”Ahmetduygulanır“Allahrazı olsun. Tanımıyorum ama selam söyle Ağa’na.”“Tanışırsınıznasıl olsa sen de bizim köylü oldun. Hadi bana eyvallah…” diyerek ArabacıAli ayrılır. Aradanyıllar geçer. Toprak komisyonu köye gelir, topraksız olanlar toprak dağılır.Ağa’nın elinden tapusu olmayan topraklar alınır. Ağa’ya az bir toprak kalır,geri kalan toprakları da Ağa’nın Deli satar, savar yer bitirir, Hurşut Ağa vekarısı mağdur olurlar. Ahıra benzer bir eve taşınmak zorunda kalırlar. Öteyandan altı çocuklu Ahmet’in, ekserisi erkek olan çocukları büyür çalışır,çabalar, zengin olurlar. Babaları ölür. Birramazan günü Büyük Oğlan hala arabacı olan Ali’yi çağırır. “Ali Amca birzahmet hayır mübarek gün şunları filanlara şu ayırmış olduğum unu, bulguru,yağı da Hurşut Ağa’ya ver bi zahmet.” deyince, arabacı Ali dona kalır. Buçocukların köye gelişi Hurşut Ağa’nın saltanatı gözlerinin önüne gelir,kendi,kendine, “Allah’a şükür,ben hala arabacıyım.” demekten kendinialamaz. Eşyaları yükler, indirir Hurşut Ağa araba gürültüsünü duyup dışarıçıkar,“NoAli Ağa bunları kim yolladı?” der, Aliseslenmez tekrar sorar Ali Ağa mecburen “Altıçocuklu Ahmet’in büyük oğlu” der. Ağakapının yanındaki taşa oturur, sağ elini alnına dayar, yere bakarak ağlamayabaşlar. Arabacı Ali Ağa’nın halini görüp, cebinden üçüncü sigarasını çıkarıpuzatır ve eliyle Ağa’nın omzuna dokunur.“ÜzülmeAğa be zenginliğin kalmadıysa insanlığın yaşıyor” Ağayaşlı gözlerini ceketinin kollarına sildikten sonra ,“Ali,ben sana demedim mi Allah kimini indirir kimini bindirir. Beni indirdi oçocukları bindirdi; ama helal olsun, alın terleriyle kazandılar. Benimdedelerim babam demek ki haram kazanmış. Bu gönderdikleri eşyaya gelince‘İyilik yap denize at haluk bilmese mahluk bilir diye’ atasözü vardır o işte…”“Malmülk sadece vasıtadır, önemli olan insanlık değil mi?”“Doğru;ama ben hala arabacıyım.” Karışmam yaşasınher can hayatı Vuslatı ölümdürölüm var serde Bir insan görsüncümleyi yadı Vuslatı ölüm varölüm var serde Hür olmak insanınen tabii hakkı Kabul et dostluğureddet nifakı Her canlıyı yutar dünyanınçarkı Vuslatı ölüm varölüm var serde Kazandığın dostlukdüşmanın kindir Hepimizi yaradanyaradan,birdir Kişiyi öldüren benlik kibirdir Vuslatı ölün varölüm var serde Mala mülke meyiletme nafile Yanına kar kalırçektiğin çile En güvendiğinzamanda bile Vuslatı ölüm varölüm var serde Güvenme oğlunakızına bir gün Bir gün köşedekalırsın üzgün Beşerisin iştebudur son yazgın Vuslatı ölüm varölün var serde Fakıyım anladımömür boş imiş O nazlı yar inendünya hoş imiş Gördüklerinhayalmiş düş imiş Vuslatı ölüm varölüm var serde

  • Güncelleme: 31.08.2008 02:30
  • Okunma: 3690

Yorumlar (2)Yorum Yap

  • Esra Edeer

    Babacigim tebrik ederim seni...

  • metin edeer

    Abi tesekkür boyle bir oyküyü ve siiri bizlerle paylastigin icin.