1900’lu yılların başında bir zamanlar iki kardeş yaşarmış. Devlet bunların birini bir taraf, diğerini başka bir tarafa atamış. Mevsimler geçtikçe birinin yaşadığı yerde kuraklık, kıtlık ve dolayısıyla sefalet başlamış. Köylülerle toplanıp karar verilmiş. Adamın oğluna denmiş ki “git amcangillere, onların diyarda varsa yiyecek bir şeyler al da gel.” Oğlu da yola koyulmuş. Diğer kardeşin yaşadığı yer ise bolluk içinde. Yoldan gelen yeğeni hoş bir biçimde karşılamışlar, istediği yemekleri de vermişler. Tam çocuk tekrar yola koyulacakken, malları yüklendikten sonra teşekkür için köylülere para verir. O ara ilerde köpekler yal yemekle meşgul. Köylülerden biri alır parayı ve köpeklerin yalına atıp öylece bekler. Köpekler yala ağız sürmeyince köylü çocuğa dönüp der ki: “bak, senin verdiğin parayı köpekler bile yemiyor.” Velhasılı kelam, para bir yana insan insana her zaman lazımdır. Yine kıtlık döneminden bir hikaye.
Devamını oku... Yorumlar (1)
































