Türklerin Ata'sı

Köşe Yazıları / Melih Can Kalender

Türklerin Ata'sı

Pus ve sis dolu bir Kasım gününün sabah saatlerinde görevini tamamlayıp ayrıldı aramızdan . Türk Milleti’nin yoksulluk, sefalet ve acı dolu günlerinde sunulmuş bir armağan gibiydi Anadolu’ya .
Yıllar var ki görmemişti bu topraklar böylesine cesurunu , böylesine baştan başa vatan , millet sevgisiyle dolu olanını.Görmemişti bu halk kendini değil halkını düşünenini , bu sebeple kulak verdi çağrısına; erkeği , kadını , genci yaşlısı…Ata’sının gözlerindeki inanç yeterdi elde kalanı da feda edip , düşman üstüne yürümeye. Öyle de yaptılar. Paslanmış bir tabanca , belki dededen kalma bir tüfekle ,kazmalarla , küreklerle yürüdüler ölümün üzerine , beşikte kalan bebeklerinin göz yaşlarına bakmadan .Onlar içindi çünkü yapılan ,bağımsız bir gelecek içindi…“Ben size savaşmayı değil ; ölmeyi emrediyorum “dediğinde mavi gözlü insan , anladılar nasıl savunulacağını vatanın ; namusun , dinin , dilin ve geleceğin nasıl korunacağını anladılar.Bir tek canları vardı , bir tek davaları, bir tek vatanları ve bir tek önderleri..Vereceklerdi canlarını , sürdüreceklerdi davalarını, kurtaracaklardı vatanlarını ve önderlerine verdikleri sözü tutacaklardı..Toplandılar, yurdun dört bir yanından geldiler, bir oldular, bir bütün oldular. Daha bir kuvvetlendiler her yeni katılımla ve baktılar ki binlerceler artık . O an anladılar yurt toprağı üzerine oynanan oyunu , verilen tavizleri ,masalarda kaybedilen toprakları yoksa bunca vatansever varken nasıl işgal altında olurdu yurt toprağı . Güvenmek yoktu Mustafa Kemal’ den başkasına. “Sakarya” dedi lider koştular , “Büyük Taarruz” dedi koştular , “İlk hedef Akdeniz “ dedi koştular.Can dostlarını , kardeşlerini savaş meydanlarında bıraktılar . Bitince meydanlardaki işleri , geleceğe diktiler gözlerini. Bağımsızlık savaşından sonra şimdi de çağdaşlık , uygarlık savaşındaydı sıra. Meydanlara inmek yoktu artık zorunlu olmadıkça “Yurtta barış , dünyada barış “ temel ilkeydi.
Geçmişin tüm kokuşmuşluğunu bir yana bırakıp , baştan başa yeni , yepyeni bir vatan inşa ettiler enkazların altından. Değişmeliydi bu yasalar , bu kurallar ... Yazıyı , kıyafeti , ölçüleri , yasaları ve eğitimi baştan aşağı yenilediler.”Hiçbir şeye muhtaç değillerdi , tek ihtiyaçları çalışkan olmaktı” çok çalıştılar. Hiç durmuyordu çünkü lider , yetişmek mümkün değildi , öndeydi yine savaş meydanlarında olduğu gibi çağdaşlıkta da.

Atasıydı Türklerin , ATATÜRK dediler .

10 Kasım ‘da gözlerini yumunca hayata büyük insan , anladılar ki yapılacak daha ne çok iş vardı kalan . Sahip çıkılacak , yüceltilecekti vatan. Ata yolu açmış , yürünecek yönü göstermişti..El ele verdiler yürüdüler güneşe… (Gönderen: Sema Pek)

  • Güncelleme: 11.11.2009 21:49
  • Okunma: 2376

Yorumlar (2)Yorum Yap

  • Cem Cenk

    Atamızı rahmetle ve minnetle anıyoruz. En büyük Türk, Turancı ruhun şad olsun. Bıraktığın eserine sonsuza dek sahip çıkacağız.

  • faki edeer

    bûyûk TÜRKCÜ ruhun sadolsun